25/2/2009 - mim
acı bir burkuluş var içimde..
Dalarken geçmişe, sarar her yanımı ateşin, terlerim.. temmuz ayında tarlada ki rençper misali…”hey… hey… ne günlerdi” diye hayıflanır ve umutsuzca bakırım yakın tarihe ……. Bir hatıra seç bugün bize dair sarı sayfalardan.. izin istemeden akar göz yaşların şuursuzca....haksızlıkların gelir göz önüne adını sende koyamazsın sevdanın bu acı yanının…….dudağın bükülür iç çekersin…yanarsın..ağlarsın…. başka bendenler de beni ararsın ama bulamazsın…..…
Hatırla…. mutluluk detaylarda gizlidir diye..kahvaltı saatlerinde yaptığım poğaçaları yerken sen, seni izlerdim..iştahın iştahımı açırdı..,gecenin bir saatinde un helvası kavururdum sana ve ellerimle yedirirdim yine….tombul iki sevgili olmuştuk....bedenimizin ağırlaşması kesmemişti sevişmeleri…okuduğun doğaçlama şiirlerde nefesim kesilirdi sabahlara kadar uyumazdık….sabah seherinde de mutlaka uyanık olurduk…..”bizim imam gelmeden uyuyalım hadi” derken gülüşürdük…..”ezan ne makamından diye sana sorardım….parmağımı dudaklarıma götürüp “sus” işareti yapardın… dinle…..dinlerdik… o sessizlikte uzanıp yan yana ezanın o muhteşem tınısını…
Sevdanın pınarları hep ışıldadı yüzümde…...aynada dudaklarımdaki izlerini izlerken bile içimde dayanılmaz haz duyardım…...seviyordum seni………Kayıtsız…Şartsız …dargın olduğum vakitlerde bile hep güneşliydi her yanım ….bilirdim beni sevdiğini……bilirdim…...seni bir ben anlardım,.sende bunu bilirdin….. küserdim…kızardım..canımı yakardın… amma ve lakin sevmekten vazgeçmezdim…
Tenime dokunurken ellerin.her defasında ilk kez gibi heyecan duyardım..uzatmak için dokunuşları, ellerinden kurtulur kaçardım...saklanırdım evin içinde...bazen de küskünlük çıkarırdım.peşimde dolaşman çok hoşumu giderdi…..bayılırdım… oynaş gecelerde loş odalarda tütün kokardı tenin….ama severdim.. kıvrıldığımda yatağın sol yanında.. sen göğsüne çekerdin “burası senin yerin sarı bir kedi”derdin....mutluydum…… en mutlu anlardı o anlar….
Şehir hatları vapurunda siren çığlıklarına karışırdı mırıldandığım türküler……martıları doyururken seni izlerdim…kuvvetli vuran dalgalarda ıslandığımızda oldu kış gün umursamadık bile….ıslak ıslak dolaştık sahili herkes bakarken bize …,biz başka diyarlara sevda yollarında, soluksuz koşuyorduk, kimseler yoktu etrafımızda….görmüyorduk
Şimdi..yokluğunun karanlık ve soğuk nehirlerinde kayboluyorum.Sabırlı kişiliğimden eser yok...duruşlarım farklılaştı zamanın içinde..Dönüş yollarına koyduğum çiçekleri bir bir topluyorum...boynu bükülen sadece ben değilim anlaşılan,martılarda benimle birlikte.. başımı kaldırırken gökyüzüne..kızıla dönen güneşe kayıyor gözlerim,üzerinde belirecek bir çift göz arıyorum ama bulamıyorum..sızlıyor içim..eskiyor sevdan..”hani yaşanacaktı bir ömür boyu “diye kızıyorum kendime,yumruklarımı sıkıp bir tekme savuruyorum yere….”terk edilmiş bir sevdayı bu kadar yaşatabildim” diyor bir yanım….martıların çığlıkları düşüyor önüme…,”ne günlerdi “ derken acı bir burkuluş var içimde..
Birlikte nefes almadığımız,anılarımızın olmadı yerlere gideceğim..Birkaç kitap, birkaç yün ve şişlerim yetecek mi seni unutturmaya,uzak diyarların ıslak şehirlerinde bir cam önünde mesela....? sıra dışı yerlerde sıradan bir hayat sürdüreceğim belki…yetineceğim...! senin olmadığın yerlere açılıyor yelkenim…”gitme “demenin zamanı geç şimdi….. …gideceğim! Kendinle baş başa kaldığın gece yarılarında,sokulma hayallerime, hayallerim bile küs sana……. Üstüme başıma bulaşan bu arsız sevdanı buralarda, sana bırakıp,veda zamanında aşkın tüm yıldızları kapına koyacağım…yalnızlığında hafif bir gülümseme yayılsın muhteşem dudaklarına….beni hatırlayacaksın… matemle sevişiyor olsa da bedenim yokluğunda….…sahtesiz ve yalansız sevgiliyi özleyen yüreğimi kandıracağım…..bu yaban ellerinde gurbetin sensizliğe alışacağım…. Kırgın sevgiyi besleyen, merhametimin kıracağım zincirlerini….kalabalıklarda yalnızlıklarda gezinen yaralı ruhumu sarıp, acılarını unutturmaya yelteneceğim…parmakların dolaşır saçlarımda., uykularımın arasında…. yetineceğim rüyalarımla … Arnavut kaldırımları olmayacak kasabamın..ortasından bir denizle bölünmeyecek şehrim...martıları hiç görmeyeceğim…akıtırken göz yaşlarımı içime, terk edeceğim buraları … bu şehri ve seni…. Önce “adamım” adıyla,sonra “yalancı” adıyla kayıtlı telefonu bırakacağım okyanusun derin sularına…terkedilmişliğin acısını ta derinlerinde hissetmen için..sinsice haz alacak ruhum acı verirken sana….… Tanrı, kutsal mabedinde verdiğin sözlerden sorgulayacak seni, gözyaşın hesap sorar rahat bırakmaz ruhu …..acı çekeceksin…. El ayak çekildiğinde…, kentin ışıkları sönerken tek tek..bir hançer gelir sokulur şurama..sevdanın en ağır nöbeti yaşanır o saatlerde.. yüzsüz bir karabasan gibi çökerken bedenime..seninde aslında beni düşündüğün aynı zaman diliminde…belki de konuşmayı becerememiş ayrılmayı hiç becerememiş bir insanız ikimizde…..kimbilir. Kimsenin dörtdörtlük olmadığı bir dünyada....gurur pençesinde miyiz yoksa?
yıllar sonra vaktin çok geç olduğu akşamlarda..bahçe kapısından gireceksin mahçup..başın eğik… ellinde çiçekler soluk ve bekli de gözlerimde sevdan silik ………. ….yaşamın bir yerlerinde ve bir vakitlerinde mutlaka…!
|
|
Yorum yaz!
|
|
Hakkımda
YAŞAM EĞER BİLİNMEYENE AÇILAN BİR YELKENLİ İSE,
SEYİR DEFTERİNİZE YAZACAKLARINIZIN
BARIŞTAN,
İYİDEN,
GÜZELDEN,
MUTLULUKTAN YANA OLMASI DİLEĞİYLE,
YOLCULUKLARINIZDA BİR LİMAN,
SEYİR DEFTERİNİZDE
KÜÇÜK BİR ANI OLMAK UMUDUYLA..
.MERHABA....
yada
ELVEDA...
Kategoriler
Arkadaşlarım
Blogcu Yardım
|